10 Temmuz 2009 Cuma

Nöbet 75

Bir pazar öğleni, nöbet kulemin içinde, bir göğe bir yere bakan, kaynağı meçhul düşünceler kolleksiyoncusuyum ben. Nadasa bıraktığım zihnimi yanıma alır, sessizce kurulurum düşünce alemine açılan kapının yamacına.
Önce kısa süreliğine yitirdiklerim gelir aklıma. Babamın kırçıllı bıyığı gelir; bazen beni kızdıran gülüşü dolar yüzüme. Annemin güneşte kıstığı gözleri, masmavi bakışı. Ha bir de kızınca sövmesi gelir aklıma.
Kardeşlerim, ykaın akrabalarım, dostlarım, sevdiklerim sırayla aklıma düşer, yüzüme konan hüzünlü bir tebessüme dönüşürler. Sonra çıkınca yapacaklarımı düşünürüm ister istemez. Pazar sabahı yapacağım kahvaltıları, deniz kenarında rüzgarla birlikte yürüyüşümü. Herkesle birlikte iftar açışımı, piknikleri, gezmeleri, halı saha maçlarını, batak partilerini düşünürüm. Hafta sonu gezmelerini, akşam kahvelerini hayal ederim. Bu hayatsızlıktan çıkınca dopdolu bir hayatın beni beklediğini umut ederim. Artık insanlarla yemek yiyip, insanlarla sohbet edebileceğim bir hayat.
Tüm bu düşüncelerimi alır, kolleksiyonuma eklerim. Eklerim ki birgün açıp tekrar bakabileyim...

1 yorum:

  1. Çok güzel yazmışsın...Kalbinle yazmışsın .Sadece bu satırları değil tümünü.Kalemini oynatan sadece kalbinmiş.Zihninde parıldayan anıların silüetinin sebebi de...Hani o eline kağıdı alıp birşeyler yazmaya çalışan sonra beğenmeyip kağıdı iki elinin arasında buruşturup atan adamlar vardır ya onlar gibi yazmamışsın.Sanki bir denizin güçlü dalgaları gibi kıyıya vurmuş cümlelerin...en azından ben öyle hissettim...

    YanıtlaSil