22 Temmuz 2009 Çarşamba

Nöbet 120

Üzerime çöken hayallerimin, umutlarımın enkazından çıkmaya çalışıyorum bugünlerde. Zor olacak biliyorum ama çıkacağım. Sonra o molozları birer birer kazıyıp, yeni umutlarımın yeni hayallerimin temellerini atacağım. Ve çıktığım gün yeni muhitimde başlayacağım yeni hayatıma. İçimde karamsarlık yok, ancak üzüntü mevcut. Günler günü askerde geçmeyen zaman hayıflanıyor, kaderi sorgular buluyorum kendimi. Lakin bu konu ile alakalı bir sözü vuruyor aklımın sahillerine. Cemil Meriç'in bir sözü : " Vakit geçmiyor diye şikayet edilir. Neyin geçmesini istiyoruz? Hayatın. Ve hepimiz ölümden korkuyoruz. Hayatı mümkün kılacak imkanlar var. Okumak bunlardan biri. Kendinden kaçmak olmayan bir cemiyete iltihak etmek."

Evet sonda ölüm var. Onun için hayıflanacağımız zamanı değerlendirmeliyim. Boşa akıtmamalıyım hayatımı. İsraf olmasın dolu dolu yaşanmışlık kalsın her bir anımda. O zaman yanımda götürecek birçok şeyim olacak... Üstelik benim öyle kendimden kaçmaya, olmayan cemiyetlere iltihak etmeye de ihtiyacım yok. Dostlarımı, ailemi düşünüp vaktimi değerlendireceğim. Yepyeni amaçlar inşa edeceğim zihnimin çorak topraklarına.

Yaşamayı tekrar öğreneceğim. Bu bir çöküş değil, bir diriliş. Mücadeleden kaçan, kaybetmeyi hakedendir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder