29 Ağustos 2009 Cumartesi

Nöbet 154

Mübadeleden kaçan topluluğa, halin vehametini ifade etmenin imkansızlığını kavradıktan sonra , yozlaşmış ve kokuşmuş amaçların ve değerlerin müşahidi olarak, vehimlerinden kaçıp kuleye sığınan bir münzeviyim ben.

Sineklerin tanrısı da arkamda bir yerde bitmeyecek nöbetini tutmakta put misali. Herşey aynı, alışılmış... Aykırı bir ses bir görüntü yok.

Kapalı gözlerimle seyrederken dünayyı, kalın taşların aşiyanı hücre duvarlarım birden pelteleşmeye bşlıyor. Kollarım yavaş yavaş içine dalıyor taştan gardiyanların. İlerlemek mümkün artık ve yakında tüm bunların tamamen yok oplacağını bilmek...

Bozuk bir fındık tanesi gibi ağzımda acı bir tat bırakan yersiz bir mazi olacak bu virane.
Geleceğimi özleyip, mazimi bekliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder