6 Haziran 2009 Cumartesi

Nöbet 40

Sabahları evrak trafiği içerisinde sıkışıp bir türlü istediğim vakitte çıkamıyorum yola. Mecburen otostopla gitmek zorunda kalıyorum. Her aracına bindiğim şahıs askerlik anılarını anlatıyor bana. 20 yıl önce yapmışta yarbay çok samimi arkadaşıymışta, pancar kaynatıp yerlermişte... Falanmış filanmış... Kendi yalanlarına inanan insanlar her yerde demek ki. Yahut askerlik böyle bir tesir yapıyor insan bünyesine. Askerlik yaparken ya da yaptığını anlatırken bir başkası oluveriyor bazı insanlar, yine hayalleri gerçekleri karışıyor. Hatasız noksansız tastamam görüyor kendini birdenbire - Bir ben mi aciz hissediyorum burada ? - Bir yerde okumuştum kaynağını hatırlamıyorum şimdi; Çeşm-i insâf gibi ârife mîzân olmaz. Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz. Ne doğru laf etmiş kim demişse....

2 yorum:

  1. bi ben hic anlatmadik askerlik anilarimi..bilmem sen gelince anlatimrisin..dinlemektrende anlatmaktanda nefret ederim..

    YanıtlaSil
  2. yazıyorum ya işte daha anlatmaya gerek yok :)

    YanıtlaSil